www.nirvanacocuk.com

Çocuk ve Yetişkin Psk.Uzm.Dr. Mazlum ÇÖPÜR

Nirvana Çocuk Psikiyatri Merkezi 0 212 543 70 16

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK

E-posta Yazdır PDF

Obsesif kompulsif bozukluğun (OKB) temel özelliği, obsesyonel düşünceler ve  bu düşüncelerle bağlantılı kompulsif hareketlerin yapılmasıdır.

Obsesyonel düşünceler,  zihine yineleyici ve kalıplaşmış bir biçimde giren ve belirgin sıkıntıya yol açan düşünce, imge ve dürtülerdir.Hemen her zaman  huzursuzluk verirler.( içerikleri cinsellik, saldırganlıkla, hastalık bulaşma, başkasına zarar verme vb. konularla ilgilidir veya kişiye saçma gelirler.)   Bir kimsenin  çocuğunu öldüreceği şeklindeki  dürtüsüne karşı koyamayacağı şeklinde obsesyonu olabilir veya  tanrıya küfür etme, cinsel içerikli yineleyici düşünceleri kafasında atamaz.Hemen her konuda kişinin  zihninden atamadığı, sürekli aklına gelen düşünceler olabilir. Hasta sıklıkla bu düşünceleri bastırmaya, önem vermemeye veya başka bir düşünce veya   eylemle ( kompulsiyon) obsesyonundan kurtulmaya çalışır fakat başaramaz.,

  .  

 Kompulsif hareketler ve törenler, tekrar tekrar yapılan kalıplaşmış davranışlar (ör. El yıkama, sıraya koyma vb.) veya zihinser eylemlerdir.Bu hareketler hastanın hoşuna gitmez ve bir amaca  yönelik değildir.Hasta bu hareketleri yapmadığı zaman kendisine veya yakınlarına zarar geleceğinden korkar.Bu hareketleri yaparak olması mümkün olmayan ancak olabileceğini düşündüğü şeyleri önleyebileceğine inanır. Hareketler, çoğunlukla mikrop bulaşacağı korkusu ile el yıkama, bir tehlike olabileceği korkusu ile  kapıyı, muslukları,  mutfak tüpünü defalarca kontrol etme,  aşırı düzenlilik ve titizlik  nedeni ile her şeyin yerli yerinde olup olmadığını tekrar tekrar kontrol etme şeklindedir.  Bu kompulsif hareketler saatler alır ve kişinin işleri aksar. Kişi bu obsesyonel düşünceleride, yapılan hareketleride çoğunlukla anlamsız bulur, engellemeye çalışır ancak çoğunlukla başarısız olur.Bazı durumlarda obsesyonunu mantıksız bulmayabilir.Örneğin kişi parayı eline aldığında elinin kirlendiğini düşünmesinin ve elini yıkamasını normal bulabilir. Bu nedenle iç sıkıntısı, çarpıntı, terleme şeklinde şikayetlerde görülür.Obsesyonlar  kişinin dikkatini dağıttığından dolayı yetişkinler kendilerini işlerine veremezler. Obsesyonel düşüncelerin ve kompulsif hareketlerin kişinin günlük işlevlerini bozması,  iyileşmeme korkusu, kişide ciddi derecede sıkıntı ve depresyona yol açabilir. Bazende  kişi obsesyon ve kompulsiyonlarını kabullenir, günlük etkinlik olarak bunları yapar. OKB olanlarda depresyon sık görülmektedir. Tekrarlayan depresif nöbetleri olan hastaların depresif nöbetleri sırasındada obsesyonel düşünceler gelişebilir.

 

 Çocuklardaki obsesyonlar ve kompulsiyonlar çoğunlukla ( temizlik,kontrol etme, istifleme,tekrarlama) şeklindedir.Ancak yaş ile obsesyonlar arasında doğrudan bir ilişki yoktur.Obsesyonların ve kompulsiyonların içeriği klinik seyir esnasında değişebilir.Çocuklar obseseyonlarının mantıksız olduğunu bilmeyebilirler.Bu nedenle obsesyonlarını söylemezler veya başka nedenlerle gizleyebilirler.Bunun dışında belirtiler yetişkinlerinkiyle aynıdır.Çocuklarda en sık görülen belirti bulaşma korkuları ve bu nedenle sık sık el yıkama kompulsiyonudur..Anne babasına veya kendisine bir şey olacağı şeklinde obsesyonlar ve kontrol etme kompilsiyonlarıda çocuklarda yaygındır.Çocuk başkalarına zarar verdiğini düşünerek, zarar vermediğinin kanıtlarını  bulmak için bazı davranışlar yapabilir.Çocuğun zihni sürekli obsesyonlarla meşgul  olduğundan dolayı dikkati dağılır ve dikkatini derslerine veremediğinden başarısız olabilir.Ayrıca  obsesyonlar ve kompulsiyonları nedeni ile yeterli sosyal ilişkileri kuramaz.  

 

  Obsesyonel düşüncelerin ve kurmaların baskın olduğu tip,

  Kompulsif hareketlerin baskın olduğu tip

  Obsesyonel düşüncelerin ve hareketlerin birlikte olduğu tip, olarak üçe ayrılmaktadır.

Bu bozukluk kadın ve erkeklerde eşit oranda görülür.Başlangıç genellikle ergenlik veya erken erişkinlik  döneminde başlasada, çocukluktada başlayabilir.Çocukluk çağında  OKB' nin başlangıç yaşı 7-12 yaşları arasındadır.Erkeklerde  genellikle 6- 15, kadınlarda 20-29 yaşları arasında başlar.Olguların yaklaşık yarısında  şikayetler çocuklukta veya ergenlik döneminde başlamaktadır.Gidiş değişkenlik gösterebilir. Çoğunlukla kronikleşen bir bozukluktur.

Birçok hastalıkla karışabilir.Bu nedenle ayırıcı tanının yapılarak tedavinin buna göre planlanması gerekir.

 Tedavi:Bilişsel davranışçı tedavi ve ilaç tadavisi  uygulanır.Herbiri tek başına veya iki tedavi birlikte uygulanabilir.

Son Güncelleme ( Salı, 11 Ağustos 2009 11:44 )